Zonguldak’ta yıllardır hizmet veren, Hatay’ın o meşhur lezzetini kente ilk kez getiren ve öğrenci dostu fiyatlarıyla birçoğumuzun mutfağı haline gelen Amanos Döner, bugünlerde haksız ve çirkin bir saldırının hedefinde. "Zonguldak’ta Neler Oluyor" isimli Instagram sayfasının, hiçbir etik kurala sığmayan paylaşımı sadece bir işletmeye değil, Zonguldak’ın dürüst esnaf kültürüne yapılmış bir ayıptır.
SOSYAL MEDYA KANUNU’NDAKİ BOŞLUKLAR VE PARA TEHDİDİ
Maalesef Türkiye’de sosyal medya kanunları henüz tam anlamıyla sınırları çizilmiş ve caydırıcı hale gelmiş değil. Bu boşluğu fırsat bilen bazı sayfa sahipleri, kendilerini "şehrin hakimi" sanarak esnafı açıkça tehdit eder hale geldi. İddialar vahim: Restoran ve işyeri sahiplerinden para talep ediliyor, para verilmediğinde ise yüz binlerce takipçinin gücü bir silah gibi kullanılıyor. Bu, gazetecilik veya içerik üreticiliği değil; bu, dijital bir şantaj düzenidir.
ASILSIZ PAYLAŞIMLAR VE "KIL" SENARYOSU
Söz konusu sayfanın son hedefi, hijyen konusundaki hassasiyetiyle bilinen ve onlarca insana ekmek kapısı olan Amanos Döner oldu. Sayfada servis edilen ve üzerinde kıl olduğu iddia edilen o fotoğraf, aslında başlı başına bir yalanın belgesi niteliğinde.
Neden mi? Çünkü paylaşılan görseldeki dönerin içinde maydanozlu soğan ve domates parçaları görünüyor. Oysa Amanos’un müdavimleri çok iyi bilir ki; Amanos Döner kurulduğu günden bu yana dürüm içeriğinde asla maydanoza bürünmüş soğan ve domates kullanmamıştır. Yani karalamak için seçilen fotoğraf bile sahte, kurgu ve "ithal" bir görüntüden ibaret.
EMEK HIRSIZLIĞINA VE İFTİRAYA DUR DEMELİYİZ
Zonguldak küçük yer. Kimin ne niyetle iş yaptığını, kimin dürüstçe ter döktüğünü hepimiz biliyoruz. Onlarca personel çalıştıran, şehre ekonomik değer katan bir işletmeyi, cebini doldurmak isteyen bir sayfa sahibinin insafına bırakamayız. Bu tarz asılsız paylaşımlar sadece bir markayı değil, o markadan evine ekmek götüren onlarca aileyi de hedef alıyor.
Halkın haber alma hakkını, şahsi menfaatleri için şantaj aracına dönüştürenlere karşı şehrin tüm dinamikleri olarak dik durmalı ve bu "sosyal medya zorbalığına" geçit vermemeliyiz. HABER MERKEZİ
